Abdulhamid ve Kemalist Kadrolar I

Abdulhamid İN AHI

ATATÜRK ÖLELİ 77 SENE OLMUŞ 1950 DEN SONRA DEVAMLI SAĞ İKTİDARLAR TÜRKİYEYİ
YÖNETMİŞ HALA ATATÜRK e ÇAMUR ATIYORLAR. ATATÜRK 1923 TEN 1938 KADAR 15 YIL GİBİ
KISA BİR SÜREDE TÜRKİYEYİ DEĞİŞTİRDİ.1950 DEN SONRAKİ İKTİDARLAR DİNİ KULLANDILAR
İSTİRMAR ETTİLER ÜLKEYİ DEĞİL CEPLERİNİ DOLDURMAYI YEMEYİ DÜŞÜNDÜLER. HALA
SOYSUZ HAİNLER ATATÜRK e ÇAMUR ATIYORLAR.

Yukarıda ki yazıyı niye kaleme aldım.Geçenlerde bir yazı gözüme ilişti.Yine Aynı Gazete nin aynı yazarı ( Abdülhamid’in âhı diye…..başlıyor.Geçtiğimiz 10 Şubat günü vefatının 97. yıldönümünde andığımız Sultan 2. Abdülhamid’in şimdilerde hayırla yâd edilmesine bakıp aldanmayın, zira o 1950’lere, hatta 80’lere kadar İttihatçı-Kemalist kadroların ‘vur abalıya’sıydı…)600 yıl Ortadoguyu,Balkanları,Afrikayı yönetmiş Koca Osmanlı İmparatorlugu,İngiliz Siya-seti,Fransız Oyunu ve Arap İhaneti ile son buluncaya kadar.Hala Osmanlının yıkılışını (1918-1938)20 yıla sıgdıran ve her fırsatta Cumhuriyeti kötüleyen ve kendi yazıları ile yine ters köşeye yatan bir yazar ( Zira en azından Osmanlı tarihine biraz dikkat ettiğinizde Cumhuriyet fikrinin 1923’ten 220 yıl önce ortaya atıldığını göreceksiniz. 1703’te Çalık Ahmed adlı bir yeniçeri ağasının Osmanlı’da hanedanlıktan vazgeçilebileceğini ve bir “cumhur cemiyeti” kurulabileceğini söylemesi
(bkz. Naima Tarihi) yeterince anlamlı bir olay değil midir ki dikkate alınmıyor. Keza Dubrovnik Cumhuriyeti’nin 19. yüzyıl başına kadar Osmanlı Devleti bünyesinde varlığını bal gibi sürdürdüğünü, hatta bu ‘Osmanlı cumhuriyeti’nin kapısına kilit vuran zatın, modern Avrupa’nın kurucusu olan Napolyon Bonapart olduğunu söylememiz de sesimizi duyurmaya yetmiyorsa)
MUSTAFA ARMAGAN yine bir yazı döşemiş.Hem Osmanlı Cumhuriyeti ni yere göge sıgdıramıyor ve Bir osmanlı Paşası olan Atatürk ün kurdugu Cumhuriyeti yerden yere vuruyor.
ABDULHAMİD in AHI diye devam ediyor.Muhalefetteki Jön Türklerin de iktidardaki İttihad ve Terakki’nin de hedef tahtasında o vardı. Ermeni diasporasının da, Masonik çevrelerin de, İngilizlerin Türk düşmanlığıyla meşhur Başbakanı Gladstone’un da hedefinde ‘Son Sultan’ vardır.
İşin çarpıcı tarafı şu ki, İttihatçıları tasfiye eden Cumhuriyet’in ilk yıllarında akıl almaz bir
Abdülhamid düşmanlığı sergilenmiş, tuğraları dahi tahrip edilmiştir.
Soru şudur: Sultan 2. Abdülhamid neden birbirine zıt diye bildiğimiz İngilizlerin ve İttihatçıların,Ermeni diasporasının ve Cumhuriyetçilerin ortak ve vazgeçilmez hedefi haline gelmiştir.Galiba yıllar yılı bu sütunlarda anlattığım ve “Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı” adlı kitabımla geniş kitlelere ulaştırdığım mesajı yeni kanıtlarla berraklaştırmak gerekiyor. Zira eskiden Sultan’a toz kondurmayan, hatta bunun ağır bir vebali olacağını söyleyen bazılarının şimdi ‘O da az yapmamıştı hani’ türünden çıkışlarla rüzgâra kendilerini teslim ettiklerine tanık oluyor ve onlar adına üzülüyorum.
Tarihi böylesine güncelliğin sunağında kurban etmeye kimsenin hakkı bulunmuyor zira. Biz hakkı ve hakikati eğip bükmeden söylemekle yükümlüyüz.(eğip büken kendisi) Unutmayalım ki, mazi kumaşını günün ihtiyaç ve ‘istemlerine’ göre kesip biçmeye kalkarsak tarihin aynasındaki (eh birazda hayalcilik katarak)yüzümüz tanınmaz olur.Diyor.Ermeniler den(hepimiz Hırand Dink iz diyenler dahil) İngilizlerden,Masonlardan bahsediyor.Peki Arapların düşmanlıgından Suriye ve Lübnan-ın iki yüzlügügünden bahsetmezler.Osmanlı Devletinin gerilmesine paralel olarak Arap
vilayetlerinde yönetimin aksaklıklar ve bozukluklara uğramasından neden bahsetmezler.
Abdulhamid Kurtlarla Dans Edebilir.Ama siz Atatürk ve Cumhuriyetle Dans Edemezsiniz.Sizlerin Put diye bahsettigi Atatürk e biz Dünya Lideri diyoruz.Sizler her nekadar.Çocuklara ödev olarak sorulan sorularda Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğanı karşılaştırmaya kalkışsanızda, öğrencilere ‘Cumhuriyeti kim kurmuştur?’ sorusu sorulurken, cevaplar kısmında Mustafa Kemal Atatürk, Fatih Sultan Mehmet ve Recep Tayyip Erdoğan diye yer versenizde.
İlk Cumhurbaşkanımız kimdir sorusunda. Cevaplar kısmında yer alan kişiler daha da şaşırtıcı olarak Mustafa Kemal Atatürk, İbrahim Tatlıses, Süleyman Demirel.diye sorsanızda.Bu çetrefillere karnımız tok.Neyse biz dönelim konumuza Abdulhamid Döneminde neler olmuş.Osmanlı nasıl yıkılmaya çalışılmış.
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMiNDE SURİYE VE LÜBNAN’DA ARAP AYRILIKÇI
HAREKETLERİNİN BAŞLAMASI VE DEVLETİN TEDBİRLERİ

Bilindiği üzere Araplar Osmanlı İmparatorluğu dahilinde yaşayan Müslüman toplulukların gerek nüfus ve gerekse yaygınlık bakımından en büyüklerinden birisidir. Osmanlı Padışahı Yavuz Sultan Selim’in 1517 de Hilafeti Osmanlılara geçirmesiyle Arap Dünyasının büyük bir kısmı üzerinde Osmanlı hakimiyeti. Bu durum Türk-Arap ilişkileri açısından yeni bir dönemin başlaması manasına  geliyordu.
Osmanlı Devlet yapısında Araplar “Kavim-i Nevip” olarak eddedilip mümtaz bir yere sahip olurken,Osmanlı millet sistemi içinde de yerlerini alıyorlardı.
Ancak şurası muhakkclktır ki, Osmanlı yönetiminin Arap dünyası üzerindeki hakimiyeti heryerde aynı özelliği taşımaması, şartların ve coğrafyanın tesiriyle şekillenmiştir. Nitekim Osmanlı yönetimi bilindiği üzere “Mağrip” ve “Maşrık” olarak vasıflandınlan Arap ülkelerinde kendine has yönetim biçimlerini uyguluyordu.
Irak ve Suriye gibi ülkelerde eyalet sistemi uygulanırken, Mağrib (Fas, Tunus, Cezayir) ülkelerinde merkez idarenin daha az etkili olduğu bir sistem mevcuttu.
. Osmanlı Devletinin gerilmesine paralel olarak Arap vilayetlerinde yönetimin aksaklıklar ve bozukluklara uğraması kaçınılmaz gözüküyordu.Ancak tabiatiyle 19. yüzyıl ortalarında itibaren başlıyan Arap fikri ve siyasi uyanışının ortaya çıkmasından birçok yeni faktörün rol oynadığında şüphe yoktur.
Arap milliyetçiliğinin doğuşunda birtakım iç ve dış faktörlerin rol oynadığı görülmektedir. Bir yandan Osmanlı Imparatorluğunun merkezi ve mahalli yönetiminin bozulduğu göze çarparken, diğer taraftan Avrupa devletlerinin “Şark meselesi” içinde gördükleri Arap sorununa gittikçe artan bir ilgi ve dikkatle müdahale ettikleri görülüyordu. Nitekim bu müdahalelerin başlangıç noktası olarak Napolyon’un 1798’de Mısır ,işgali gösterilir.
Esasen daha sonraki yıllarda Mısır’ da Rifa Rofi el-Tahtavi ile başlayan “VatanseverIik” hareketi bu gelişmenin bir sonucudur.

DERLEYEN.KAFKASYILDIZI

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s